Musa's profileislami spacePhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    September 29

    musatotu

     


           Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us

    ''Uğruna ölmekse eğer seni yaşatmak,

    bin defa ölürüm de adına leke sürdürmem.

     Gururdur, namustur bayrak ve sancak,

     Aksa da kanım korkma; haini güldürmem!''
                                                        -iznillah-

     


     

    Image Hosted by ImageShack.us

          SEN Spaceme qiren Kaçıncı Kişisin?

     Counters                    

    HazırLadıqım VideolaR..: Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us


    --Sağ Taraftaki Yazıların üzerine Tıklamanız Yeterli....

     Image Hosted by ImageShack.us      

     Image Hosted by ImageShack.us  Image Hosted by ImageShack.us    


      Allahım Bana Seni Sevdirecek

    Ve Beni Senin Sevgine Yaklaştıracak

    İnsanların Sevgisine Nail Eyle

    Allahım: lütfetki gittiğimiz heryere barış götürelim,bölücü degil,bağdaştırıcı,birleştirici olabilelim,nefret olan yere sevgi,yaralanma olan yere affedicilik,kuşku olan yere inanç,ümitsizlik olan yere ümit, karanlık olan yere aydınlık ve üzüntü olan yere sevinç saçıcı olmayı bize nasip et, YA RABBİ: kusurları gören değil, kusurları örtenlerden,teselli arayanlardan değil,teselli edenlerden,anlayış bekleyenlerden değil,anlayış gösterenlerden,yalnız sevilmeyi isteyenlerden değil,sevenlerden olmamıza yardım et,

    yağmur gibi hiçbirşeyi ayırt etmeyip,aktığı heryere canlılık bahşedenlerden, güneş gibi hiçbirşeyi ayırt etmeyip,ışığıyla tüm varlıkları aydınlatanlardan,toprak gibi,her şey üstüne bastığı halde hiçbirşeyini esirgemeyip,nimetlerini herkese verenlerden olmayı bize lutfet, alan değil veren ellerin,affedici olduğu için affedenlerin,hakla dogan,hakla yaşayan,hakla ölenlerin ve sonsuz yaşamda yeniden doğanların safına katılmayı bize nasip et.
    Allahım: azabından rızana,affına,senden yine sana sığınıyoruz, SEN kendini yücelttiğin gibi biz SENİ yüceltemeyiz, Allahım:
    Doğu ile batıyı birbirinden uzak tuttuğun gibi,bizide günahlardan uzak tut, Allahım:
    Sonunda küfür olmayan bir iman ve yakin,dünya ve ahirette şerefini kazandıracak bir rahmet ihsan et,Allahım:
    Bize,bizimle günahlarımız arasında bir engel meydana getiren bir korku,cennete ulaştıracak bir itaat,dünya musibetlerini kolaylaştıracak bir inanç ver, Allahım:
    Hayatımızı hertürlü hayrın artmasına,ölümümüzü hertürlü kötülükten kurtuluşa vesile kıl,
    Allahım:
    Korkmayan kalpten,kabul edilmeyen duadan,doymayan neftsen ve fayda vermeyen ilimden sana sıgınıyoruz, Allahım:
    Bizleri hidayette olan ve hidayete ulaştıranlardan eyle,boşa geçen ömürden,cimrilikten,fakirliktende sana sığınırız, SANA ibadet etmede,SANA şükretmede, SENİ zikretmede bizlere yardımcı ol, Allahım:
    SEN affedicisin, bizleride affet.


    YAĞMUR...

    (bu Efendimiz için yazılan cok güzel bir naat'tır)


    Vareden'in adıyla insanlığa inen Nur
    Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından
    Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur
    Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından
    Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat
    En müstesna doğuşa hamiledir kainat

    Yıllardır boz bulanık suları yudumladım
    Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları
    Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım

    Hasretin alev alev içime bir an düştü
    Değişti hayel köşküm, gözümde viran düştü
    Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde
    Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü

    İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi'nin
    Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla
    Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin
    Sarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarla
    Evlerin arasına dikilir yesil bayrak
    Yeryüzü avaredir, yapayalnız ve kurak

    Zaman, ayaklarımda tükendi adım adım
    Heyûla, bir ağ gibi ördü rüyalarımı
    Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydim

    Yağmur, gülsenimize sensiz, baldiran düştü
    Düşmanlik içimizde; dostluklar yaban düştü
    Yenilgi, ilmek ilmek düğümlendi tarihe
    Her sayfaya talihsiz binlerce kurban düştü

    Bir güzide mektuptur, çağlarin ötesinden
    Ulaşır intizarın yaldızlı sabahına
    Yayılır o en büyük mustu, pazartesinden
    Beyazlik dokunmuştur gecenin siyahina
    Susuzluktan dudağı çatlayan gönüllerin
    Sükutu yar, sevinci dualar kadar derin

    Çaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım
    Bir cezir yaşadım ki, yaşanmamiş, mazide
    Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydim

    Sensiz, kaldırımlara nice güzel can düştü
    Yarılan göğsümüzden umutlar bican düştü
    Yağmur, kaybettik bütün hazinesini ceddin
    En son, avucumuzdan inci ve mercan düştü

    Melekler sağnak sağnak gülümser maveradan
    Gümüş ibrik taşıyan zümrüt gagalı kuşlar
    Mutluluk nağmeleri işitirler Hiradan
    Bir devrim korkusuyla halkalanır yokuşlar
    Bir bebeğin secdeye uzanırken elleri
    Paramparça, ateşler sahinin hayalleri

    Keşke bir gölge kadar yakınında dursaydım
    O mücella çehreni izleseydim ebedi
    Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım

    Sarardı yeşil yaprak; dal koptu; fidan düştü
    Baykuşa çifte yalı; bülbüle zindan düştü
    Katil sinekler deldi hicabın perdesini
    İstiklal boşluğunda arılar nadan düştü
    Dolaşan ben olsaydım Save'nin damarında
    Tablosunu yapardim yıkılan her kulenin
    Ebedi aşka giden esrarlı yollarında
    Senden bir kıvılcımın, süreyya bir şulenin
    Tarasaydım bengisu fışkıran kakülünü
    On asırlık ocağın savururdum külünü

    Bazen kendine aşık deli bir fırtınaydım
    Fırtınalar önünde bazen bir kuru yaprak
    Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım

    Sensizlik depremiyle hancı düştü; han düştü
    Mazluma sürgün evi; zalime cihan düştü
    Sana meftun ve hayran, sana ram olanlara
    Bir bela tünelinde ağır imtihan düştü

    Badiye yaylasında koklasaydım izini
    Kefenimi biçseydi Ebva'da esen rüzgar
    Seninle yıkasaydım acılar dehlizini
    Ne kaderi suçlamak kalırdı ne intihar
    Üstüne pırıl pırıl damladığın bir kaya
    Bir hurma çekirdeği tercihimdir dünyaya

    Suskunluğa dönüştü sokaklarda feryadım
    Tereddüt oymak oymak kemirdi gururumu
    Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım

    Haritanın en beyaz noktasına kan düştü
    Kırıldı adaletin kılıcı; kalkan düştü
    Mahkumlar yargılıyor; hakimler mahkum şimdi
    Hakların temeline sanki bir volkan düştü

    Firakınla kavrulur çölde kum taneleri
    Ahuların içinde sevdan akkor gibidir
    Erdemin, bereketin doldurur haneleri
    Sensiz hayat toprağın sırtında ur gibidir
    Şemsiyesi altında yürürsün bulutların
    Sensiz, yükü zehirdir en güzel imbatların

    Devlerin esrarını aynalara sorsaydım
    Çözülürdü zihnimde buzlanmış düşünceler
    Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım

    Sensiz, tutunduğumuz dallardan yılan düştü
    İlkin karardı yollar, sonra heyelan düştü
    Güvenilen dağlara kar yağdi birer birer
    Sensizlik diyarından püsküllü yalan düştü

    Yağmur, duysam içimin göklerinden sesini
    Yağarsın; taşlar bile yemyeşil filizlenir
    Yıldırımlar parçalar çirkefin gövdesini
    Sel gider ve zulmetin çöplüğü temizlenir
    Yağmur, bir gün kurtulup çağın kundaklarından
    Alsam, ölümsüzlüğü billur dudaklarından

    Madeni arzuların ardında seyre daldım
    Küflü bir manzaranın çürüyen güllerini
    Senin için görülen bir düş de ben olsaydim

    Şehirler kabus dolu; köylere duman düştü
    Tersine döndü her şey sanki; asuman düştü
    Kırık bir kayık kaldı elimizde, hayali
    Hazindir ki; dertleri asmaya umman düştü

    Ayrılığın bağrımda büyüyen bir yaradır
    Seni hissetmeyen kalp, kapısız zindan olur
    Sensiz doğrular eğri; beyaz bile karadır
    Sesini duymayanlar girdabında boğulur
    Ana rahminde ölür sensizlikten bir cenin
    Şaşkınlığa açılır gözleri, görmeyenin

    Saatlerin ardında hep kendimi aradim
    Bir melal zincirine takıldı parmaklarım
    Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım

    Sensiz, ufuklarıma yalancı bir tan düştü
    Sensiz kıtalar boyu uzayan vatan düştü
    Bir kölelik ruhuna mahkum olunca gönül
    Yüzyıllardır dorukta bekleyen sultan düştü

    Ay gibisin; güneşler parlıyor gözlerinde
    Senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve ay
    Her damla bir yıldızı süslüyor göklerinde
    Sümeyra'yı arıyor her damlada bir saray
    Tohumlar ve iklimler senindir; mevsim senin
    Mekanın fırçasında solmayan resim senin

    Yağmur, birgün elimi ellerinde bulsaydım
    Güzellik şahikası gülümserdi yüzüme
    Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım

    Tavanı çöktü aşkın; duvarlar üryan düştü
    Toplumun gündemine koyu bir isyan düştü
    İniltiler geliyor doğudan ve batıdan
    Sensizlikten bozulan dengeye ziyan düştü

    Islaklığı sanadır ahımın, efgahımın
    İçimde hicranınla tutuşuyor nağmeler
    Sendendir eskimeyen cevheri efkarımın
    Nazarın ok misali karanlıkları deler
    Bu değirmen seninle dönüyor; ahenk senin
    Renkleri birbirinden ayıran mihenk senin

    Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım
    Kapanıyor yüzüme aralanan kapılar
    Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım

    Yağmur, sayrılığıma seninle derman düştü
    Beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü
    Silindi hayalimden bütün efsunu ömrün
    Bir dönüm noktasında aklıma Rahman düştü

    Nefsinle yeniden çizilecek desenler
    Çehreler yepyeni bir degişim geçirecek
    Aydınlığa nurunla kavuşacak mahzenler
    Anneler çocuklara hep seni içirecek
    Yağmur, seninle biter susuzluğu evrenin
    Sana mü'mindir sema; sana muhtaçtır zemin

    Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım
    Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
    Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım

    Kardeşler arasında heyhat, su-i zan düştü
    Zedelendi sağduyu; körleşen iz'an düştü
    Şarrkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın
    İnsanlık bahçemize sensizlik hazan düştü


    Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım
    Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım
    Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım
    Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım
    Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım
    Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım
    Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım
    Senin için görülen bir düş de ben olsaydım
    Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım
    Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım
    Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım
    Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım
    Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
    Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım


    Nurullah Genç


    Image Hosted by ImageShack.us

    Comments (5)

    Please wait...
    Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
    You didn't enter anything. Please try again.
    Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
    To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
    Your parent has turned off comments.
    Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
    You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
    Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
    Complete the security check below to finish leaving your comment.
    The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

    To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in


    Don't have a Windows Live ID? Sign up

    Aysewrote:
    teşekkürler
    Allah razı olsun
    aeo
    Apr. 17
    ilker bagciwrote:
    çok zamandır youtube da islami videolar izliyorum ve çoğunda senin emeğin var. insanlara gerçek birşeyler öğretmek ne güzel, ne mutlu öğretene ne mutlu öğrenene.... sayfan mükemmel olmus ALLAH (C.C) senden razı olsun... devamını getirmeni diliyorum... beni msni ne eklersen çok sevinirim... selam olsun dinini öğrenmek isteyen ve dinini yaşayanlara...
    Mar. 22
    cocowrote:
    tessekurler sizin sayanizde nihat hatipoglu hocyi dinledm tessekurler web sayfaniz mukemmmmel  beni sevindirdiginiz gibi ALLAHTA sizi sevindirsin
    Mar. 19
    oya tunçwrote:
    space nin içeriği mükemmel inan 3 saattir içindeyim bi türlü çıkamadım çok zengin çok mükemmel sıradışı seni diğerlerinden ayıran şey bu olsa gerek musa totu bu yolda devam etmeni tüm kalbimizle diliyoruz emeğinin karşılığını sen fazlasıyla alıcaksın merak etme başarılarının devamını diliyorum allaha emanet ol
    Feb. 12
    mavi maviwrote:
    emeğine yüreğine sağlık kardeşim sayfan çok güzel hatta harika çok faydalı bilgiler ALLAH(A.ve C)nasiplenmek nasip etsin cümlemize...
    Nov. 15

    Trackbacks (2)

    The trackback URL for this entry is:
    http://embiyas.spaces.live.com/blog/cns!27320768F5539A65!1132.trak
    Weblogs that reference this entry